Havza-Vezirköprü Raporu

Havza ve Vezirköprü’nün Amasya’ya bağlanma talebi

GİRİŞ
Kalkınmada öncelikli 50 ilin 36 sına geçtiğimiz yıllarda teşvik yasası ile bazı önemli kolaylıklar sağlanmıştı. Daha sonra da dışarıda kalan 13 ilinde teşvik kapsamına alınacağı açıklanmasına rağmen 2005 yılının ilk aylarında sayın Başbakanın  açıkladığı teşvik alacak iller içersinde Samsun’ a yer verilmemiştir. Çok sayıda ili huzursuz eden ilgili teşvik yasası TBMM alt komisyonunda yeniden incelenmesine rağmen başbakanın açıkladığı şekliyle meclis gündemine getirilmiştir. Son 25-30 yılda önemli ekonomik kayıplara uğrayarak Türkiye’nin ilk 6-7 ilinden birisi olma konumundan 32.sıralara gerileyen Samsun, genel olarak göç vermeye başlamış ve işsizlik oranı Türkiye ortalamalarının üstüne çıkmıştır.

Ekonomik kayıplar özellikle ilçelerimizde çok daha belirgin şekilde hissedilmeye başlamıştır. Son yıllarda Havza ve Vezirköprü köylüsünün yetiştirdiği buğday, ayçiçeği ve şekerpancarı gibi ürünlerin ekim alanlarının daraltılması ve taban fiyatlarının geçmiş yılların altında verilmesi sonucu tarıma dayalı yörelerde göç hızlanmıştır. Bu yörelerde zor şartlarda yaşamlarını sürdürmeye çalışan insanların, birde çevrelerindeki il ve ilçelerin teşvik kapsamına girmesi ile sağladıkları avantajlar sonucu karşı karşıya kaldıkları haksız rekabet , insanları büyük bir umutsuzluğa itmiştir.

Samsun’un teşvik kapsamına alınacağı, hatta alındığı şeklindeki açıklamalar bu yöre insanları  için yeni bir umut ışığı olmuştur. Teşvikle gelecek yatırımlar yeni iş alanları yaratacak ve yöre insanları ekmek kapısı bulacaktır.

Ancak Samsun’un teşvik kapsamı dışına itilmesi ile büyük bir şok yaşayan Havza ve Vezirköprü; çıkışı, Amasya’ya bağlanarak teşvik olanaklarından yararlanabilme şansını yakalama yolunu seçmişler ve bu konuda imza kampanyaları başlatarak Amasya Valisi ve Belediye Başkanı ile temas kurmuşlardır. Olayların bu yönde gelişmesinin altında yatan en büyük neden insanların çaresizliğidir. Havza ilçesine bağlı Armutlu köyünün Amasya iline bağlanması ile Havzalılar göç olayının yaşandığı ilçelerinden bir de bu şekilde kopmaların olması ile geriye gidişin hızlanacağı endişesini yaşamaya başlamışlardır.

Havza ve Vezirköprü’deki olayları ve sorunu yerinde inceleme kararı alırken yönetim olarak bizi düşündüren tek şey, bu çıkışın altında bir siyasi hesaplaşma veya beklenti olup olmadığıydı. Bu nedenle her iki ilçede düzenlenen toplantılardan sonra Belediye Başkanlarını da ziyaret etmek ve görüşlerini almak üzere kendilerinden randevu alınmıştır. Ayrıca her iki ilçede çeşitli iş yerleri ve kahvehaneler gezilerek halkın da görüşleri de alınmıştır. Böylece herhangi siyasi bir istismara zemin yaratılmaması temin edilmiştir. Ayrıca yazılı ve görsel yerel basın ile haber ajansları da davet edilerek götürülmüş ve basın aracılığıyla hem tespit yapılmış olacak, hem de sonuçların geniş kesimlere ulaştırılması amaçlanmıştır.

Altısı yönetim kurulu  üyesi olmak üzere yedi SAM-SEV üyesi, Halk ve Ekip gazetesi ile Klas-TV ve Kanal-S muhabirleri ile 04 Mayıs 2005 Çarşamba günü sabah Havza’ ya, öğleden sonrada Vezirköprü’ ye gidilerek yerinde incelemeler yapılmıştır.

Ticaret Odalarının yönetim kurulları ile yaptığımız görüşmelerde aldığımız bilgiler ve söylemlerin bu iki ilçede de gerek değişik işyeri sahipleri ve gerekse halk tarafından paylaşılması bu ilçelerdeki olayın siyasi bir çıkış olmadığı konusunda bizleri ikna etmiştir.

Vezirköprü Belediye Başkanı ile randevu saatinde makamında görüşülmüş ve bu konuda ki değerlendirmeleri alınmıştır. Görev bilinci ve sorumluluğu ile görüşmeyi kabul eden ve yararlı bilgiler veren Vezirköprü Belediye Başkanı sayın Osman ÖZER’ e teşekkür ederiz. Havza Belediye Başkanı Murat EKİZ ile bizzat görüşülerek randevu alınmasına rağmen randevu saatinde Samsun’a gittiği söylenmiştir. Özel kalemi tarafından öğleden sonra döneceğinin belirtilmesi üzerine Vezirköprü dönüşü de görüşme için makamında ziyaret edilmek istenmiş ise de her nedense görüşerek düşüncelerini almak mümkün olamamıştır.

 

HAVZA İLE İLGİLİ DEĞERLENDİRME

Havza Samsun’ un Amasya sınırındaki ilçesi olması nedeniyle çok daha özel bir önem kazanmış bulunmaktadır. Amasya’ nın teşvik kapsamında yer alan iki büyük ilçesi olan Merzifon ve Suluova ile Havza’nın arası 10-15 dakikadır. Havza’ ya hayat veren un fabrikaları ise Merzifon sınırındadır. Amasya’ nın teşvik yasası kapsamına girmesi ile Amasya ve ilçelerinde yatırım yapacaklara tanınan yer teminindeki kolaylıklar, SSK primlerindeki ve elektrik fiyatlarındaki indirimler, belli süreler için vergi muafiyetleri ve düşük faizli  kredi desteği Havzalı işadamları ve yatırımcıları için çok büyük bir haksız rekabet ortamı yaratmıştır. Yeni yatırım yapacakların 8-10 km. mesafedeki böylesine avantajları göz ardı etmesi düşünülemez. Havzalılar’ ı asıl endişeye iten şu anda Havza’ da bulunan bazı tesislerin Suluova ve Merzifon’ a taşınma hazırlığı içinde olmalarıdır. Özellikle de Havza da bulunan ve 100 işçi çalıştırdığı söylenen OTAT süt, yoğurt ve dondurma entegre tesisinin Amasya’ daki rakibi ile yaşadığı haksız rekabet sonucu Havza’ dan ayrılma kararı aldığı yönündeki duyumlar bardağı taşırmış gözüküyor. 100 işçi ortalama 4 kişilik aile olarak düşünülürse 400 kişiyi doyuruyor demektir. Havza için çok önemli bir sayı. Bu arada Merzifon ve Suluova’ da iş başvurusu yapan Havzalılar’ ın hüviyet cüzdanına bakıldığında Samsunlu oldukları için işe alınmadıkları yönündeki söylemler de huzursuzluğu artırmaktadır. Bunlar gerçekten insanları umutsuzluğa itmeye yetecek faktörlerdir.

Havza’ yı İlimizin en şanslı ilçesi haline getiren termal enerji Havzalılar’ ın başına yeni bir sorun açmışa benziyor. MTA nın desteği ile çıkartılan sıcak su Belediye Başkanlığına ait olan ve Belediye tarafından işletilen veya kiralanan tesisler dışındaki özel sektöre ait termal tesislere verilmemektedir. Şu anda Havza’ da  çıkan sıcak suyun debisi 17 litre/saniye’ dir. Belediyeye ait tesisleri işleten tesis sahiplerinin suyun ancak kendilerine yettiğini ve diğer tesislere bu nedenle su verilmesinin olanak dışı olduğunu belirtmesine karşın, özel sektöre ait tesis sahipleri çıkan suyun 20 litre/saniye olduğunu ve şu anda suyun belediye tesislerinde israf derecesinde kullanıldığını, bu önlenirse tüm tesislere yeteceği iddiasında bulunmuşlardır. Ancak MTA yetkililerinin şu anda kullanılan kuyulardan 17 litre/saniye’ den daha fazla su kullanılması halinde, su kaynağının daha derinlere ineceği ve sıcak sudan yararlanma şansının kalmayacağı yönündeki uyarıları olayı daha da karmaşık hale getirmiştir. Çıkar yol çok kısa sürede mevcut kuyudan belli bir uzaklıkta yeni bir kuyu açılmasından geçmektedir. Bu ise MTA’ nın Havza’ yı programına almasına bağlı gözükmektedir. Yapılan incelemelerde özel sektöre ait termal tesislerde sıcak suyun olmadığı ve bir kısmının kapatıldığı ve satışa çıkartıldığı gözlemlenmiştir. Bu gelişmeler küçük bir yerleşim merkezi olan Havza’ da ciddi huzursuzluklara zemin hazırlamaktadır.

Havza’ nın, Samsun’ un arka bahçesi olarak görüldüğünü, Samsun için sadece Bafra ve Çarşamba’ nın önemli olduğunu belirten kırgınlık ifadeleri gerçekten düşündürücüydü. Ürettikleri şeker pancarının ve çıkartılan mermerlerin  dahi Suluova’ da işlendiğini belirterek bu ürünlerin de getirisinden yeterince yararlanamadıklarının üzüntüsü sıkça dile getirilmektedir.

Bazı siyasilerin “Havza zaten teşvik alıyor” açıklamalarına da tepki gösteren Havzalılar bunun göstermelik bir teşvik olduğunu ve Havza için bir anlam ifade etmediğini söylüyorlardı. Bu teşvik olayı ise gerçekten  başka bir gariplikti. Havza’ nın Vezirköprü çıkışında Kılavuz mevkii olarak anılan orman vasfı taşıyan 554.040 metrekarelik hazine alanının içersinde ki 87.000 metrekarelik üç parsel teşvik kapsamına alınmıştır. Bu alanın 1/1000 ölçekli uygulama imar planı doğrultusunda gerekli ifraz, terk vb. uygulamalar yaptırıldıktan sonra imar parselinin oluşturulmasını takiben kesin tahsisler yapılabilecektir.

Havza 25 Mayıs Termal Turizm Merkezi” adıyla teşvik kapsamına alınan bölge, kaplıcaların ve sıcak su kaynağının uzağında olup bu bölgeye sıcak suyun taşınması yatırımcılar tarafından gerçekleştirilecektir. Uygulama imar planı hükümlerinde insan sağlığını koruma ve tedavi amacını taşıyan uygulamaların hekim gözetiminde yapıldığı tesisler olduğu belirtilmiş olup, bu tesislerin ve “Turizm Tesisleri Yönetmeliği” nde belirtilen konaklama tesislerinden otel, motel, tatil köyü ile birlikte yapılması zorunlu kılınmıştır. 24-07-2001 tarih ve 24472 sayılı resmi gazetede yayınlanan “Kaplıcalar Yönetmeliği” nde öngörülen işlemler yerine getirilerek tesis izni alınabilecektir.

Mevcut sıcak su kaynağının kurulu tesislere yetmediği bir ortamda sıcak su kaynağına bir hayli uzak alana (yaklaşık 5 km), ısı kaybını göze alarak su taşımanın olanaksızlığı sonucu şu ana kadar bu konuda hiçbir girişim olmamıştır, olması da mümkün gözükmemektedir. Havzalı “Verildiği söylenen teşvik rantabl değil, eğer olsaydı yatırımcılar koşarak gelirlerdi’’ diyordu.

Termal konusunda öncelikle yeni su kaynakları bulunması ve yeni kuyu açılması taleplerini belirtiyorlar. 500-600 bin YTL olarak düşünülen harcamalar için Havza’daki bazı termal işletmecilerinin de katkı vereceği belirtilmektedir. Mevcut sıcak su kuyusunun uzağı bir noktada yeni bir kuyu açılması kaçınılmaz hale gelmiştir. MTA’ nın bir an önce bölgede yeni bir kuyu oluşturması için siyasilerin gerekli desteği vermesi yararlı olacaktır.

3-4 kuşaktır ticaret yapan esnaf “dedelerimizden ve babamızdan devraldığımız iş yerlerimizde çocuklarımızın devam etme şansı kalmadı, çocuklarımızı Havza’ da tutamıyoruz” diye yakınıyorlar. Havzalılar’ ın istediği tek şey eşit koşullarda maç yapmak.

 

VEZİRKÖPRÜ İLE İLGİLİ DEĞERLENDİRME

Son yıllarda kan kaybeden ve gelir düzeyinin düşmesi ile göç vermeye başlayan Vezirköprü’ de Samsun’ un teşvik dışı bırakıldığının açıklanması ile göç hızlanmıştır. Özellikle Trakya Bölgesinde Saray, Çerkezköy ve Çorlu yöresinde 15.000 Vezirköprülü’ nün yerleştiği Vezirköprü derneklerinin açıklamasından anlaşılmaktadır. Köyler önemli ölçüde boşalmış olup, genç nüfus  geçimlerini sağlamak amacıyla başka bölgelere gittiği için köylerde yaşlı nüfus yaşar hale gelmiştir. Tarım ürünlerine düşük fiyat verilmesi bir buğday deposu olan Vezirköprü’ de buğday ekimini dahi olumsuz etkilemiştir. Yetkililere göre buğdaya geçen yıldan dahi düşük fiyat verilmesi sonucu köylü sadece kendi ailesinin ihtiyacı kadar buğdayı ekmektedir. Hayvan yeminin dahi buğdaydan pahalı olması nedeniyle köylünün yetiştirdiği buğdayı kırdırarak hayvanlarına yem olarak verdiği söylenmiştir.

İlçede büyük bir sessizlik ve umutsuzluk yaşanmaktadır.

Yörede çeşitli esnaf ve vatandaşla yapılan görüşmelerde de bu anlatılanlar doğrulanmaktadır. Son aylarda ilçe ve köylerinde geçmiş yıllara ait ürün parası olan 12-13 trilyon dağıtılmış ama paraların tamamı borçlara gittiği için halk Ziraat Bankası’ ndan aldığı borç paralarla yaşamını sürdürmektedir. Yapılan açıklamaya göre Ziraat Bankasının şubeleri içersinde dağıttığı kredi bakımından Vezirköprü şubesi birinci sıraya yükselmiştir. İlçede herkes birbirine kefil olarak borçlandığından Genel Müdürlüğün kredi vermemesi için şubesini uyardığı söylenmektedir. Geri ödeme riski arttığı için artık kredi alacak olanlar kefil de bulamamaktadır.

Esnafın içine düştüğü durum hiçte iç açıcı gözükmemektedir. Vezirköprü’ de ekonomik çöküşün en büyük kanıtı olarak mevcut yedi banka şubesinden bugün sadece Ziraat ve İş Bankası şubelerinin kalması gösterilmektedir. Geçmişte hayvancılık potansiyeli hayli yüksek olan  Vezirköprü’ de bu sektörde önemli ölçüde küçülmüştür. Söylendiğine göre teşvik kapsamında ki Suluova’ da bine yakın hayvancılık projesi gündeme gelirken Vezirköprü’ de bu sayı sıfırdır. Sulu tarım yapılan Suluova yöresinde tarım gelişirken baraj ve sulama kanallarının bitirilememesi sonucu Vezirköprü‘ de tarım durma noktasına gelmiştir. Köylerden ilçeye köylü gelmemekte buda ilçe merkezini olumsuz etkilemektedir.

Bir önemli yakınmada Vezirköprü’ de açılması planlanan Ondokuzmayıs Üniversitesine bağlı Meslek Yüksek Okulunun bir türlü açılamayışıdır. Vezirköprü çıkışında okul binası yapımı bitirilmiştir. Vezirköprülüler bu okulun açılmasının ilçeye büyük moral vereceğine inanıyor ve bu konuda verilen sözlerin bir an önce tutulması istiyorlar.

İlçede yapılan toplantı ve incelemeler sonrası alınan randevu doğrultusunda Vezirköprü Belediye başkanı sayın Osman ÖZER’ de makamında ziyaret edilerek görüşleri alınmıştır. Sayın Özer makamının sorumluluğu içersinde sorularımızı cevaplamış ve altında bir başka niyet olmaması halinde ilçe adına konan tavrın haklı yanları olduğunu söylemiştir. Bağlı olduğu hükümet düzeyinde teşvik konusunda kendisinin de girişimleri olduğunu, ancak sonuç alınamadığını belirtmiştir. Bu arada hükümetin ilçeler bazında teşvik yasası üzerinde değişikliğe gitme hazırlıkları yaptığını açıklamıştır. Bu açıklamanın gerçekleşmesi halinde soruna çözüm olabilir diye düşünüyoruz. İlçenin içinde bulunduğu sıkıntılara ve göç verdiği görüşlerine katıldığını söyleyen Belediye Başkanının ilçesi adına ciddi çabaları olduğu da gözlemlenmiştir. Kendilerine yaklaşımlarından ötürü teşekkürlerimizi sunarız.

 

SONUÇ

Havza ve Vezirköprü’ de temelde sorun aynı gözükmesine rağmen teşvik kapsamındaki ilçelerle sınır komşusu olan Havza, olayları birebir yaşamaktadır. Bu nedenle, Amasya’ ya bağlanma konusunda Havzalılar daha çok angaje olmuş gözükmektedir.

İşin asıl ve bizce önemli yönü de Samsun’ a olan güvenlerini kaybetmiş olmalarıdır. ”Samsun’ un ikibuçuk ilçesi var. Bunların ikisi Bafra ve Çarşamba, geri kalan yarımıda diğer ilçelerdir” gibi ilginç bir tanımlama yapmaktadırlar. Samsun‘ un tüm il olarak içine düştüğü ekonomik güç kaybının ve göçün sadece kendi ilçelerinde yaşandığı gibi bir yanlışlığa saplanmış olmaları gerçekten düşündürücüdür.

Seçim zamanları verilen sözlerin yeterince tutulmaması ve son teşvik olayı sonrası içine girdikleri umutsuzluk ortamında Samsun’ lu hiçbir yönetici ve siyasinin kendileri ile ilgilenmemesi ve bu iki ilçeye giderek dertlerini dinlememesi yöre insanlarının moral olarak çökertmiş ve Samsun’ a olan güvenlerini azaltarak yalnızlığa itmiştir.

“Samsun’ un kendine faydası yok bize nasıl olacak?” gibi sözler çokça kullanılır olmuştur.

 

O Nedenle ;

  1. Bu raporun hazırlandığı sırada dahi, hala bu ilçelere gitmeyen Samsun milletvekilleri, kentimizin yöneticileri ve siyasi parti yöneticileri hatta sivil toplum kuruluşlarının iki ilçemizi ziyaret etmeleri, sorunlarını dinleyerek en azından moral vermeleri ve kısa vadede çözümlenecek sorunlarının çözümüne yardımcı olmaları yöre halkına moral verecektir.
  1. Her iki ilçede de inşaatı bitme noktasında olan Ondokuz Mayıs Üniversitesi Meslek Yüksek Okullarının açılacak hale getirilmesi gereklidir. Bu konuda dönüş sonrası görüştüğümüz bir üniversite yetkilisinin verdiği bilgiye göre Vezirköprü’deki inşaatın bittiği, ancak yolunun yapılmaması, elektrik ve suyunun bağlanmaması ile YÖK’ ün şart koştuğu bir yurt binasının oluşturulamaması nedeniyle okulun açılamadığı açıklanmıştır. Çok kısa sürede tamamlanabilecek bu eksikliklerin bir an önce bitirilmesi gereklidir.
  1. İnsanları doğduğu yerde doyurabilmek ilkesine bağlı olarak bu ilçelere komşu ilçelerle eşit yaşam koşulları sağlanmalıdır.
  1. Havzalılar “bize su çıkartsınlar başka hiçbir şey istemeyiz’” demektedir. Bu çağrı duyulmalı ve MTA‘ nın ilçede yeni bir su kuyusu açması sağlanmalıdır. Aksi halde kurulu bir çok tesisi su vermeyerek mağdur etmek ve haksız rekabet ortamına itmek gelecekte çok tehlikeli bir sürtüşmeye ve hiçte istenmeyecek gelişmelere zemin hazırlayacaktır.
  1. Olayın gündeme geldiği andan itibaren komşu illerle Samsun ve İlçeleri açısından büyük haksız rekabet ortamı hazırlayan “teşvik yasasının” bu günkü hali ile çıkmaması ve ilçeler ile sektörsel bazda yapılacak değişikliklerle yasalaşması sağlanmalıdır veya teşvik yasası tümden gündemden kaldırılarak haksız rekabet ortamı giderilmelidir.
  1. İlçeleri de dahil olmak üzere tüm Samsunlular’ ın kentin ortak çıkarlarında bir araya gelebilmesi sağlanmalıdır. Güç birliği yapabilme alışkanlığı kazanılmalıdır.
  1. 5441 sayılı Mahalli İdareler Kanunu, ilçelerin bir başka ile bağlanmasını Bakanlar Kurulu kararı ve TBMM’ nin onayına bağlamıştır. O nedenle her isteyenin istediği il’ e bağlanması kolay değildir. Bu iki ilçemizin de Samsun gibi her şeye rağmen büyük bir ili bırakıp çok daha küçük bir ile bağlanması uzun vadede kendi çıkarlarına da değildir.

 

Bu bir umutsuzluğun ve yalnız bırakılmanın tepkisidir.

Türkiye Cumhuriyeti’ nin kuruluşuna giden yolun başlangıç noktası olan ve tarihi bir sorumluluğu ve misyonu olan bu kent bu sıkıntıları da aşacaktır. Yeter ki, başta siyasi ve idari sorumluluk üstlenenler olmak üzere tüm Samsunlular üzerlerine düşen vatandaşlık sorumluluğunu üstlensin ve bu kente sahip çıkabilsinler.

09 Mayıs 2005
SAM-SEV
Samsun
Spor, Eğitim ve Tanıtma Vakfı
Başkanlığı  

© 1988-2020 SAM-SEV | Samsun, Spor, Eğitim ve Tanıtma Vakfı | Tüm hakları saklıdır